12 Nisan 2010 Pazartesi

Fazlalık*

Yeni bir yıldız bulunmuş.
Bu demek değil ki daha aydınlık olacak,
eksikliğini de hissetmiyorduk

Yıldız kocaman, uzaklarda.
O kadar uzaktaki, küçücük.
Diğerlerinden de ufak.
Şaşılacak bir şey yok,
şaşmamıza vakit ayırmamamızda..

Yıldızın yaşı, yeri, kütlesi-
bunlar yeterli olmalı
bir doktora tezine,
şarap ve peynirle
gökyüzüne ilgiyle uzananlarla toplanmaya,
astoronom, karısı, dostları, akrabaları,
günlük elbiselerinde, günün rahatlığında,
ordan burdan konuşuyorlar
dünyevi ilişkilerini..

Yıldız muhteşem,
ama sıra şimdi
kadeh kaldırmada,
bize çok daha yakın
hanımların şerefine.

Yıldız önemsiz,
havaya, modaya, maçın kaç kaç bittiğine,
hükumetten istifalara, ahlak bunalımına, maaşımıza
etkisi yok.
Etkisi yok,
ağır sanayiye, propagandaya,
toplantı masasının cilasına,
ömrümüzün sayılı günlerine.

Ne anlamı varki
kaç yıldıızın altında doğduğumuzun,
ve bir dakika sonra
kaç yıldızın altında öleceğimizin?

Yepyeni bir yıldız!
“Ne olur göstersene”
“İşte o bulutun sivri ucuyla, soldaki
akasya ağacının dallarının arasında.”
“Ah, evet, gördüm,” diyorum.

*Wislawa Szymborska,
Nobel Edebiyat Ödülü 1996,
Lehçeden İngilizceye çeviren S. Baranczak, C. Cavanaugh,
İngilizceden Türkçeye çeviri G. Vassaf, 2010

Gündüz Vassaf - 2010.04.11 - Radikal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder