29 Nisan 2010 Perşembe

Ermenileri kurtaran Türkler

Obama bu yıl ilk kez, Ermenileri sürgünden ve ölümden kurtaran Türklerden övgüyle söz etti.

Bu kadirbilirliğe ben de teşekkür etmek isterdim. Çünkü Ermeni hayatlarını kurtaran Türkler arasında 1915’te Harput’ta Sorgu Hâkimi olan Livanelioğlu Zülfikar Bey de vardı.

Kendisi benim, rahmetle ve minnetle andığım dedemdir.

Ama daha da önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kadronun ve onun lideri Mustafa Kemal’in elinin Ermeni kanına bulaşmamış

olması.

Yoksa, inanın Lozan’da bu konu çok başımızı ağrıtır ve kuruluşumuz bile tehikeye düşebilirdi.

Kanıt verelim mi?

Verelim.

Hem de en büyük kanıttan söz edelim.

Bu köşede kupürünü gördüğünüz yayında The Economist gibi saygın bir dergi Erivan’daki Soykırım Müzesi Müdürü Hayk Demoyan ile söyleşi yapıyor.


Yazının girişi şöyle:

“Modern Türkiye’nin atası Kemal Atatürk, Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında yüzlerce Ermeni kadın ve çocuğu, Osmanlıların toplu katliamından kurtardı. Erivan’daki Soykırım Müzesi’nin Müdürü Hayk Demoyan, günümüz Türklerini şaşırtacak olan bu hikâyenin, ‘yakında web sitelerinde gün ışığına çıkarılacak hikâyelerden sadece
birisi’ olduğunu söylüyor.”
***


Bu sözleri, Hırant Dink belgeseli için Erivan’a gidip gelen arkadaşım Osman Okkan’a rica ederek, Hayk Demoyan’a sordurdum.

Ona da bir kez daha doğruladı.

Bu bilgiyi, çeşitli kitaplardan derlediğim bir başka bilgiyle de pekiştirdim.

1919 yılında, Mustafa Kemal Paşa’nın Şişli’deki evi işgal kuvvetleri tarafından birkaç kez baskına uğruyor. Gerekçe ne biliyor musunuz.

O evde evlat edinilmiş Ermeni çocuklarının bulunması.
***


Sakalımız olmadığı için sözümüzü dinletemedik ama Türkiye, ilk baştan “Böyle bir şey olmadı!” diyerek İttihat Terakki ihtilal hükümetini ve Teşkilat-ı Mahsusa canilerini koruyacağına, Ermeni hayatlarını kurtaran “eli temiz” Mustafa Kemal ve kurucu kadro üzerine yoğunlaşsaydı bugün çok daha iyi bir konumda olabilirdi.

Bu gerçeği hatırlatan Obama’ya, en azından rahmetli dedem Hacı Zülfikar Bey adına teşekkürler.

Zülfü Livaneli - 2010.04.27 - Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder