8 Aralık 2009 Salı

Japonya'da köylüler silahsızlaştırılıyor

Gazete okumayanlar çoğalıyor. İlkokul günlerimden bu yana Türkiye’nin nüfusu ikiye katlandı. Okuryazar, üniversite mezunu sayısı kat kat arttı. Gazete okurunun sayısı yerinde sayıyor. İnternetin etkisi olsa da özellikle genç okurların medyaya güveni azaldı. Yanlış bilgilendirme (misinformation), bilgi çarpıtma (disinformation) deyimleri bunun ifadesi. Egemen düzenin işine gelmediği haberleri vermediği de oluyor. İşte Türkiye. Liberal ekonomi anlayışına göre ülke şirket gibi yönetildiğinden, medyada işçilerle, işsizlerle ilgili haberlere bile pek rastlanmıyor. Tersine, açın bakın herhangi bir gazeteye, birçok haber şirket reklamı gibi.
İktidarların muhalif basını sindirme, susturma yöntemleri de değişti.
Milli Şef İnönü iktidarı, dayım Zekeriya Sertel’in çıkardığı ‘Tan’ gazetesini ‘Kalkın ey ehli vatan’ diye gençleri ayaklandırarak, tam da 54 yıl önce bugün yıktırmıştı. (İkinci Dünya savaşı yıllarında hükumetin sesi konumunda olan Cumhuriyet Hitler Almanya’sını, Tan müttefikleri destekliyordu). Bugün Türkiye’de örneklerini gördüğümüz gibi, muhalif medya, sokak galyana getirilerek yıktırılacağına, sahipleri iflasa zorlanıyor.
Eksik ve çarpık bilgilendirilmenin saldırısı altındayız. Kimi olaylar, okudukça anlaşılmaz oluyor, anlaşılmaz kılınmak isteniyor. İşte Ergenekon.
Türkçe bilmeyenlerin, Türkiye’de çıkan iki İngilizce gazeteden ülkede olup bitenleri takip edenlerin işi daha zor. Gazetelerden biri, ‘Today’s Zaman’, iktidar yanlısı bir dini cemaat liderine, Fettullah Gülen’e yakınlığıyla tanınıyor. Önde gelen yazarlarının yabancı olması, sayfa düzeninin yabancı gazetelerin mizanpaj anlayışını örnek alması, ‘tanıdık marka’ güvenini telkin ederken, gazetenin kendi anlayışına özgü haber, manşet ve fotoğraf seçimi ile ‘farklı’ bir Türkiye imajı yaratılıyor. Diplomatından akademisyenine, turistinden gazetecisine kadar çoğu
yabancı Türkiye’yeyle ilk tanıştığında bu gözlüklerden bakıyor.
Bir zamanlar okuryazar olmak, az çok yetiyordu haberleri, olup biteni takip edebilmek için. Günümüzde basından korunmak da söz konusu. ‘Medya okur yazarlığı,’ yani bizleri yönlendirmek için kullanılan yöntemleri bilmemiz, haberlerin veriliş biçimi kadar veriliş nedenini de sorgulamamız gerekiyor.
Günümüze uzaktan bakabilmek, inanç ve duygularımızla taraflaştırılarak baktığımız olayların heyecanı içinde çoğu zaman mümkün olmuyor.
‘Chronicle of the World’ adında, nerdeyse her sabah baktığım 1000 küsur sayfalık bir kitapta tarih gazete haberleri gibi yazılmış.
Bundan 3.5 milyon yıl öncesine ait ilk haber şöyle, “İnsan iki ayak üstünde yürüdü.”
Bu sabahki gazetem, 1588 yılından bir manşet.
“Japonya’da köylüler silahsızlaştırılıyor”. Dönemin kuvvetli adamı Hideyoshi, iktidarını tehdit eden köylülerin silahlarını toplamak istemiş. Zorla ellerinden almak, savaş demek. Ama kimse silahını gönüllü olarak vermeyecek. Silahları toplayamazsa da isyanlardan birinin kurbanı olup devrilecek.
Ne yapmalı?
Olayların gelişmesi toplum mühendisliğinden bir örnek.
Köylüyü dinle aldatılacak. Hideyoşi, Kyoto yakınlarındaki Hokoji manastırında zamanın en büyük Buddha heykelini yaptıracağı haberini ülkeye salmış. Heykelin yapımında köylülerin inançları uğruna gönüllü olarak teslim ettikten sonra eritilen kılıçları kullanılmış.
Aklımda Abraham Lincoln’un şu sözleri, “İnsanların bir kısmını her zaman, hepsini kimi zaman aldatabilirsin. Ama herkesi her zaman aldatamazsın”.
Benim bulduğum yol, tarihi günlük gazete gibi işleyen ansiklopedi benzeri bir kitaba bakmak. Kitapdaki ilk haberlerden biri, sekiz sütunluk manşet olarak verilmiş,
“İnsan iki ayak üstünde yürüdü.”
(Tarih, 3.5 milyon yıl önce)
Başka bir manşet M.Ö. 324 yılından,”İskender 32 yaşında savaşırken öldü.
Yıl 62-’Budistler Çin’de yayılıyor.’
Yıl 710-’Müslümanların Avrupa ve Asya’da yayılması sürüyor’
Yıl 1202-’Konstantinopol’u Haçlı seferi askerleri yağmaladı’
Son yıllarda günlük gazete diye sabahları okuduklarım bu tür haberler.
Bazen bir dönem üzerine odaklaşıyorum, 10 gün üst üste 800’lü yılların sonunda olanlarını okuyorum, bazen gelişigüzel bir yıl açıyorum, gazete okur gibi dünyayı, asırları dolaşıyorum.

Gündüz Vassaf - 2009.12.06 - Radikal Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder