13 Aralık 2009 Pazar

Evet, isyan...

İsyan... İsyan... İsyan... Evet, isyan...

Gırtlağımda bu kelime düğümleniyor... Buna dayanamıyorum...

Dişlerimi sıkıyorum... Sıkılmış yumruğumu ısırıyorum...

***

Tokat’ta alçakça katledilen Cengiz Sarıbaş’ın annesini izliyorum ekranda...

Gülyaz anne, bir AK Parti yetkilisine “Bir oğlum var. Gerekirse o da şehit olur. Ama Başbakan bu açılımdan vazgeçsin” diyor... “Oğlum şehitlik makamına ulaştı. Bu bize gurur veriyor” diyor... Katledilen askerimizin tüm kadın akrabaları gibi o da başörtülü... Derin Anadolu’nun mümin, mütevekkil ve yoksul kadınlarından Gülyaz anne...

Katledilen yedi askerimizin de ailesi öyleler... Anneler “Oğlumun mekânı cennet oldu. Şehadet makamına ulaştı” diyerek acılarını dindirmeye çalışıyorlar... Babalar “Vatan sağolsun” diyorlar...

Derin Anadolu’nun insanları imanlarıyla... O imanlarından kaynaklanan tevekkülleriyle... O tevekküllerinden kaynaklanan metanetleriyle bu ölümleri karşılıyorlar...

Benimse içim Derin Anadolu’nun bu manevi duygularını alenen istismar eden Türk devlet zihniyetine isyan duygularıyla doluyor... Şehit diye adlandırdığımız askerlerimizin başörtülü eşlerini orduevlerinin kapısından kovan o zihniyete isyan ediyorum...

Askerlerimizi ölmeye ve öldürmeye gönderirken, Derin Anadolu’nun dinî duygularını sömürmekten çekinmeyen ama iş subay alımlarına geldi mi Derin Anadolu’nun dindar çocuklarını dışlayan bu utanç verici zihniyete isyan ediyorum...

Herkese sormak istiyorum... Cengiz Sarıbaş subay olmak isteseydi ne olurdu? Katledilen diğer Derin Anadolu evlatları Onur Bozdemir subay olabilir miydi? Ya Ferit Demir, Yakup Mutlu, Fatih Yonca, Kemal Pide...

Ölmek ve öldürmekle görevli erler olarak “Peygamber Ocağı” belledikleri bir kuruma dahil oluyor bu yiğitler... Ordumuz öyle bir yer Derin Anadolu için... Anneleri, babaları oğullarını düğüne gönderir gibi gönderiyor askere... “Mehmetçik” olacakları için... “Küçük Muhammed” olarak gerekirse “Şehitlik” makamına ulaşıp “Mekânları Cennet” olacağı için...

Çeyrek asırdır bu kirli ve çözümsüz savaşı Derin Anadolu’nun dinî değerlerini istismar ederek sürdürüyor Türk devlet zihniyeti... Bu dinî değerleri hayatında yaşamak isteyeni “ikinci sınıf yurttaş” ilan ediyor... İşte bu alçaklığa isyan ediyorum...

O sebeple “Askere gitmeyeceğim” diyorum... Ayıptır diyorum... Yazıktır istismar edilen bu ailelere diyorum... Sabah-akşam “laiklik” diyen, benim de içinde büyüdüğüm toplumsal kesimlerin ikiyüzlülüğüne isyan ediyorum... Oğlunun askerlikten yırtması için her türlü taklayı atan ama kalemi eline aldı mı savaş kışkırtması yapmaktan utanmayan adamlara isyan ediyorum...

***

Kürt coğrafyasında epey iyi okunduğumu biliyorum... Beni okuyan tüm Kürt kardeşlerime sesleniyorum...

Gelin, hep birlikte isyan edelim... Tokat’taki katliam emrini verenlerin yanında olamazsınız hiçbiriniz... Bu alçaklığa ortak olamazsınız... Bu sizlere yakışmaz...

Türk devlet zihniyetinin kalleşliklerine karşı çıkmak, çifte standartlarını sergilemek, nasıl Türkleri istismar ettiğini dürüstçe ortaya koymak, gerektiğinde TSK’ya meydan okumak önce bizim sorumluluğumuz... Bunu yeterince yüreklice yaptığımızı düşünmüyor musunuz?

Gelin aynı şekilde PKK zihniyetinin kalleşliklerine de siz isyan edin... DTP’ye mesafeli Kürtlerden de önce DTP gençliği, DTP örgütleri bunu yapmalıdır... Kürt gençliği kendi içindeki Ergenekon zihniyetine isyan bayrağını açmalıdır...

Merak etmeyin kardeşlerim... Realiteleri kimse tasfiye edemez kolay kolay... Ancak böyle hareketlerle kendi kendilerini tasfiye edebilirler...

“Merkezden talimat almaksızın, kendi inisiyatifini kullanan”, daha doğrusu böyle bir iddiada olan bir grup bu katliamı gerçekleştirdi... O inisiyatif Kürt halkının özgürleşmesini isteyen bir inisiyatif değil kardeşlerim... O inisiyatif, barış sürecini durdurmak isteyen, Kürt coğrafyasında zulümlerin artmasını isteyen bir inisiyatiftir...

Kürt kimliğini imha etmek isteyen zihniyetle bu katliam emrini veren zihniyet müttefiktir... Bu kötülük ittifakı bozulmak zorunda... Bu alçak ittifak kazanırsa hepimiz kaybederiz... Hep birlikte kaybederiz... Hepimiz içinden geldiğimiz kesimin bağrındaki kalleşliklere isyan etmeliyiz kardeşlerim... Türkler PKK’ya, Kürtler TSK’ya isyan etmiş ne anlamı var...

Evet, İsyan... Ahlak için, Erdem için, Hayat için, Özgürlük için... Onurlu bir barış için... Türkler ve Kürtler hep birlikte... Evet, İsyan...

Not: DTP kapatıldı. Tokat katliamını yapan zihniyet ile DTP’yi kapatan zihniyet müttefiktir... Bu alçak ittifak kazanamayacak...

Rasim Ozan Kütahyalı - 2009.12.12 - Taraf Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder