17 Kasım 2009 Salı

Kültüre en çok yatırım yapan ülke

Kanada'nın kültür endüstrisi, yıllık 46 milyar dolar hacmi olan, 600 bin kişinin istihdam edildiği bir dev. Bu ülkede işlerin nasıl yürüdüğünü görmek için Rocky Dağları'nın eteklerindeki The Banff Centre'ı görmek yeter...

Bir G8 ülkesi olan Kanada bugün dünya üzerinde sanata en çok yatırım yapan ülkelerin başında geliyor. Hatta rakamlar Kanada’da ‘sanat ekonomisi’nin, ‘spor ekonomisi’nin hayli önüne geçtiğini gösteriyor! ‘Statistics Canada’ya göre geçen yıl Kanada halkı sahne sanatlarını izlemeye 980 milyon dolar harcamışken spor etkinliklerini izlemeye harcanan para ülke çapında 530 milyon dolarda kalmış! Geçen hafta ziyaret ettiğim Calgary ve Banff şehirlerinin bulunduğu Alberta eyaleti ise, sanat etkinlikleri ve ürünlerine yönelik yapılan kişi başı 800 dolar harcamayla ülke lideri. 2007 yılında ülkenin kültür endüstrisi 46 milyar dolar gibi muazzam bir büyüklüğe ulaşmış ki bu rakam Kanada’nın GSYH’sinin yüzde dördüne tekabül ediyor! Kültür ve sanat bu ülkede yaklaşık 600 bin insanı doyuruyor ki bu rakam 30 milyonluk ülkenin ziraat, ormancılık, balıkçılık petrol ve gaz gibi yaşamsal sektörlerinin her birinde çalışan insan sayısıyla neredeyse aynı!

Nüfusuna oranla işte böylesine dev bir kültür-sanat sahnesine sahip olan Kanada’nın batısındaki Calgary şehrine kasım ayının ilk haftası içinde yaptığım gezinin sebebi niteliğindeki 6. Honens Uluslararası Piyano Yarışması üzerine izlenimlerimi geçen hafta bu köşede sizlerle paylaşmıştım. Sadece endüstriye solist piyanist kazandırmak amacı gütmeyen, finalistlerinden aynı zamanda çok iyi birer oda müziği yorumcusu ve şancı eşlikçisi de olmalarını bekleyen özgün bir yarışma olduğundan bahsetmiştim Honens’ın. Bu kimliğiyle, üç yılda bir yapılan Honens’ı, yurtdışındaki yarışmalarda geçmişe kıyasla ne mutlu ki artık daha fazla izleyebildiğimiz genç piyanistlerimizin gündeme almalarında büyük yarar var. Çünkü Honens aynı zamanda, ne yazık ki mafyatik ilişkilere batmış, pek çok müzisyen gencin kariyerini haksız yere daha en başından söndüren günümüzün pek çok ünlü yarışmasıyla karşılaştırıldığında, her yarışmada değiştirilen jüri heyetinin genellikle kabul gören ‘tarafsızlığıyla’, saygın bir yarışma olarak öne çıkıyor.


Yaratıcılığınızı kışkırtır
İki ayrı turda düzenlenen finallerini izlemeye gittiğim Honens’a verilen iki günlük arada Calgary’ye bir saat uzaklıktaki Banff kentine bir tur düzenlendi. Kanada’nın batısını kaplayan Rocky Dağları’nın eteğinde yer alan küçük, şirin bir kent olduğunu öğrendiğimiz Banff’ta bizi aslında nasıl bir ‘mucizenin’ beklediğinden habersiz, yola koyulduk. Dünyadan tecrit edilmiş, kendi âleminde yaşayan, kocaman müstakil kütük evlerden oluşan şirin bir kentti ilk başta gördüğümüz. Dağların zirvelerini kaplamış kar henüz yere inmemişti.

Banff şehir merkezindeki kısa turun ardından bir gece konaklayacağımız mekâna doğru yola çıktık. The Banff Centre adlı tesiste bir gece geçirecektik. Tanıtımında ‘yaratıcılığınızı kışkırtır’ sloganı göze çarpıyordu. Çok değil 15 dakikalık araba yolculuğunun ardından dağların eteğinde, sık ağaçların arasında konumlanmış merkeze ulaştık. Gerçek büyüklüğü hakkında henüz hiçbir şey bilmiyorduk. Neydi burası, bir sanat kurumu mu? Bir eğitim kampüsü mü? Bir kongre merkezi mi? Bir kış oteli mi? Çok geçmeden anlayacaktık ki The Banff Centre bunların hepsinden ibaret benzersiz bir ‘sanat kompleksi’.


Rocky Dağları’nın dibinde tam 75 yıl önce kurulan The Banff Centre, yüksek öğrenimlerini tamamlamış genç sanatçılara burs verip, onlara birkaç ay boyunca huzur içinde çalışıp ürün verebilecekleri ‘steril’ bir ortam vaat ediyor. Elbette Kanadalı olmanız şart değil. Dünyanın her yerinden Banff’a başvurup burada 75 yıldır var edilmeye çalışılan, her alanda yaratıcılığın teşvik edildiği o özgün ortamı soluyabiliyorsunuz.


174 Bin metrekarelik büyüklüğe sahip The Banff Centre 75 yıl içinde oluşturulmuş büyük bir sanat külliyesi. İçinde yok yok! Huzur içinde birkaç ay boyunca çalışmalarına odaklanmak üzere merkeze gelen sanatçıları rahat ettirebilmek için her ayrıntı düşünülmüş. Değişik büyüklüklere sahip birkaç konser ve tiyatro salonu, piyano tamir atölyesi, dinlenme mekânları, restoranlar ve bizim de bir gece konakladığımız, adeta birinci sınıf tatil köylerini andıran lüks misafirhane. Piyanolarını neredeyse kendileri yapmaya kalkışacak kadar bu işe önem veriyorlar. Tamir atölyesinde piyanoyla ilgili üstesinden gelemedikleri hiçbir problemin bulunmadığını söylediler. Sanat yönetmenleri, biz merkezi ziyaret ettiğimiz sırada Hamburg’da bir Steinway alımı arifesindeydi.


The Banff Centre’daki en ilginç manzarayı, ormanın ortasında yer alan sanatçı kulübelerini ise sona sakladım! Görür görmez Mahler ve Grieg’in bestecilik kulübelerini akla getiren bu minik ahşap yapılar Banff’ın en sıra dışı ‘mekânlarıydı’ kuşkusuz. Banff’a çalışmaya gelen sanatçılar istekleri üzerine ya bloklarda kendilerine ayrılan rezidanslara yerleşiyor ya da çevreden daha da soyutlanmak isteyenler olursa bu kulübelere buyur ediliyorlar. Piyanist veya bestecinin çalışabilmesi için bazı kulübelerin içinde piyano da bulunuyor.


Geyikler müziği duyunca!
Merkezi tanımak üzere binaların arasında dolaşırken bize geyikler de eşlik ediyordu! Banff Ulusal Parkı içerisinde yer alan The Banff Centre’da bu manzaralara rastlamak son derece doğal. Hatta bir anne ve iki yavrudan oluşan geyik ailesinin konserler verildiği sırada salona daha da yaklaştığını söyledi oradaki yetkili.
The Banff Centre büyük bütçelerle gerçekleştirilebilecek yüklü programının giderlerini sadece hükümetten gelecek paralarla karşılama yoluna gitmiyor. Burası aynı zamanda Kanada’nın en ünlü kongre merkezlerinden biri. Binalarında yılda yüzün üzerinde kongre düzenleniyor ve kongre turizminden elde edilen gelirle merkezin pek çok faaliyeti finanse edilip, yeni binalar inşa edilebiliyor. Ayrıca, yazın burada düzenlenen Banff Sanat Festivali ve Banff Dağ Festivali’nden elde edilen yaklaşık 7 milyon dolarlık gelir de merkezin kasasına giriyor.
John Adams, Krzystof Penderecki gibi ünlü müzik adamlarının birkaç haftalık periyotlarla ziyaret edip genç sanatçılarla bir araya geldiği kompleks ayrıca her üç yılda bir Honens ayarında bir uluslararası yaylı çalgılar dörtlüsü yarışması düzenliyor. Bir sonraki yarışma, onuncu yılın kutlanacağı gelecek yıl yapılacak.
www.banffcentre.ca

Serhan Bali - 2009.11.17 - Radikal Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder