28 Kasım 2009 Cumartesi

Hindu bayramı

Tanrısal yalnızlığa sordukları soruların yanıtlarını tek tanrılı dinlerde bulamayan pek çokları, yaklaşık otuz yıl önce başlayan bir süreçte çok tanrılı Uzak Doğu dinlerine yaklaştılar. Bugün itibarıyla dünyada yükselen din, ne Musevilik, ne Hristiyanlık, ne de İslamiyet... Tüm ülkelerde en hızlı ve çok sayıda yeni mümin kazanan inanç, Budizm!

Şaşırtıcı ama gerçektir, Batı ülkelerini saran bu yeni inanç Türkiye’de de çok tutuluyor ve Türk Budistlerin sayısı gün geçtikçe artıyor.

Son yıllarda gündelik dilimize giren “dharma, karma, zen, nirvana, meditasyon, reenkarnasyon, santra, mantra vb.” sözcüklerinin yanı sıra gelişen reiki, yoga gibi etkinlikleri ve “fengshui”ye göre düzenlenen yaşam alanlarını, giderek daha çok kişinin iman ettiği Budizm’in yayılışına borçluyuz.
***


Budizm, bir dinden çok bir felsefe.

İnsana evrenin bir parçası olduğunu açıklıyor ve evrensel dengelerle uyum içinde yaşamasını öğretiyor. Ancak bu açıklamaları, Hindu dininin temel kuralları ve öğretisine dayandırıyor.

Hindu dinine dair ilk bulgular Tunç Çağı’na ait ve bir milyarlık mümin nüfusuyla dünyada etkisini hiç yitirmeden artıran en eski din olduğu kabul ediliyor.

İsa’nın doğumundan beş yüzyıl önce ortaya çıkan Budizm ise, kaynağını oluşturan Hindu dininin “yanlışları düzeltilmiş” biçimi.

Örneğin, tüm canlıların birer ruh olduğunu varsayan her iki öğreti de ineklerin kutsallığına ve böcek dahil hiçbir hayvanın öldürülmemesi gerektiğine inandırıyor. Şart koşmamakla birlikte sadece bitkilerle beslenmeyi, et yememeyi, yani vejetaryenliği öneriyor.

Ama Hindu dini, paradokslarla dolu: Dün ve önceki gün Nepal’de gerçekleşen tören, dünyanın en büyük Kurban Bayramı sayılıyor. Beş yılda bir yapılan sonuncu Hindu “bayram” ında 250 bin manda, keçi, koyun, tavuk, fare, domuz ve güvercin, Tanrıça Gadhimai’ye adanan bir vahşetle boğazlanırken, katliam izdihamında iki de çocuk öldü...
***


Budist öğreti, koyduğu kurallarla uygulama arasındaki dengede daha tutarlı. Hindu dinindeki pek çok çelişki gibi hayvanların kurban edilmesine de karşı çıkıyor ve kurban törenlerini reddediyor.

Tanrılara ve tanrıçalara çocuk, insan ya da hayvan kurban etmek, insanlık tarihi kadar eski bir tapınma biçimi.

Ancak günümüzde, hayvanların topluca kurban edildiği dinsel ayinleri sürdüren sadece iki din var: Hinduluk ve İslamiyet.

Son iki günde dünya medyaları, Hinduların Nepal’de 250 bin hayvan boğazladıkları dini ayine odaklandı, kan gölünün, izdihamın, vahşetin tanımı bizim gazetelerimize, bizim televizyonlarımıza bile taşındı.

Oysa İslam âleminde aynı ayin bugün başlıyor ve tüm dünyada 25 milyondan fazla hayvan kurban edilecek.

Yalnız Türkiye çapında manzaranın, bugünden öteye Nepal’den daha az kanlı olacağını ummak için hiç bir neden yok. Korkarım kendisini hacamat edecek ya da kalp sektesinden ölecek acemi kasaplar, yarı yarıya boğazlanıp can çekişecek ya da sokaklarda kovalanıp tüfekle vurulacak kurbanlıkların ahvali, Nepal’lilere bile çakar.

Kurbanlık avına çıkan bir “hayır” derneğinin bayram öncesi (belediyeye ait) panolara yapıştırılmış ilanı gözümün önünden gitmiyor: Dernek, bir kuzuya sarılmış küçük kız fotoğrafıyla ’kurbanlarınızı keseriz’reklamı yapıyordu.

Ve derneğiyle, reklamcısıyla uğursuzlar, başta kuzular, tüm hayvan yavrularını, o yavrularda kendi masum kırılganlığı sezdikleri için seven, bağlanan çocuklara “sevilen öldürülür” mesajını verdiklerini akıllarına bile getiremeyecek kadar ruhsuzdular!
***


İslamiyet’in böyle bir ayini dayandırdığı Hz. İbrahim efsanesi, aslında Yahudiliğin kutsal öyküsü. Ama Yahudiler, toplu kurban ayiniyle kutlamıyorlar artık bu efsaneyi. Hristiyanlık deseniz, tanrılara kurban fikrini kendisini insanlığa kurban eden Hz. İsa’nın bedeninde sembolleştirmiş: Ekmek onun etini, şarap kanını temsil ediyor ve kurban töreni yerine, ekmek ve şarap yeniyor. Hayvan kurban edilmiyor.

Yahudilik ve Hristiyanlıktan sonra Allah’ın birliğine iman eden sonuncu büyük din İslamiyet, acaba çok tanrılı Hindulukla hangi ortak özelliği taşıyor olabilir?

Mine Gökçe Kırıkkanat - 2009.11.27 - Vatan Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder