9 Kasım 2009 Pazartesi

Hindistan, Arabistan

Erken dönem Osmanlı Türkçesinde çoğu zaman ulus sıfatıyla ülke adı biridir. Rum, mesela, hem ülke adıdır hem o ülkeye ait insanın ve lisanın sıfatı. Aynı şekilde “Bulgar’a ve Macar’a sefer eyledük” yahut “Hind padişahının kızı” dendiğinde kastedilen şey genelde insanlar değil ülkedir. Bilhassa ülke vurgulanmak istediğinde eli/ili kullanılır, Rum Eli ya da Sırp Eli gibi. Ülke adına +lu ekliyerek yeniden sıfat yapıldığı da olur: Macarlu, Sırplu, Nemçelü vb.

Farsça +istan eki çok eskiden beri Türkçede bilinir. Ama yaygın olarak ülke adı yapımında kullanılması sanırım 16. yüzyıl modası olmalı. Hindustan, Habeşistan, Lehistan vesaire o devirden itibaren standart olmuştur. Dikkat edin, 16. yüzyıl Osmanlı ufku içinde olan yerlerin hemen hepsinin adı bugün +istan’la söylenir. Rusya istisnadır, çünkü o zaman henüz Rusya yoktu, Moskof Eli vardı; “Rusya” adı 18. yüzyılda bize Fransız ambalajıyla geldi.

Bir de Arnavutluk vardır. Çünkü 1908-1912 krizinde oralardan sanki ülkeymişçesine “Arnavudistan” diye söz etmek millî ve hamasî değerlere aykırıydı, hafif aşağılayaraktan “pöh, Arnavutluk!” demek siyaseten daha uygundu. Aşağılaya aşağılaya bir baktılar ki, pırr, orası da uçmuş. Bugün de deneyin bakın, vatanımızın bir bölümüne Kürdistan deyince beyni kontak yapan insanlar, “o yöre hep Kürtlüktür” deseniz o kadar ayılıp bayılmazlar. Akıbeti aynı olmaz inşallah.

Dur yahu, ne diyorduk? 18. yüzyılda çıkan ülkelerin +ya, 19. yüzyıl sonunda çıkanların +landa hatta +landiya olmasından söz edecektik. Gene yerimiz bitti.

+istan ekinin Farsça olduğunu bilmez miydiniz? Eski Farsça “durma yeri, durak, konak” anlamına gelen stânam sözcüğünden geliyor. İngilizce stand (durmak), Latince station- (durak veya durum), Eski Yunanca statikós (durgun), Eski Hintçe sthâna (duruş) ile aynı Hintavrupa kökünden. Kürtçe rawestan (durmak) da aynı olmalı galiba: ra-‘yı çözdüm de, we-‘den emin olamadım.

Sevan Nişanyan - 2009.11.09 - Taraf Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder