25 Eylül 2009 Cuma

İstanbul hangi dili konuşur?

Kaş yaparken göz çıkarmaktan da öte İstanbul’a hıncımız.
Yık gitsin, yap olsun.
Bu kadar az sevilen bir şehir.
İstanbul’da yaşayanların öksüz çocuğu İstanbul.
İstanbul’un dili, İstanbul’u aldatmak, İstanbul’a yalan söylemek üzerine kurulu.
İstanbul’un tarihiyle övünen, İstanbul’un tarihine saygısız.
Şehrin binlerce yıllık tarihi var. Bizler, hala yaşadığımız şehrin bizden önceki tarihinin fethini kutlamakla meşgulüz.
Bizden önce yaşamış olanların eserlerine, mimarisine, ötekininmiş, düşmanımızınmış gibi, yabancı diye bakıyoruz.
İnsanlarına da öyle.
Bir Rum’un, Ermeni’nin İstanbul Belediye başkanı olabileceğini düşünüyor musunuz?
İstanbul’u çağdaşlaştırıyorum diyenler var.
Avrupa’da, Amerika’da ne varsa, daha iyisi, burada diyenler var.
Ne kadar İstanbul’a düşmanlar, İstanbul’a aşağılık komplekslerinin ifadesini zorlayanlar.
Şehirlerin dini olurmuş gibi İstanbul’u dinlerinin tekelinde görenler var.
Onlar İstanbul’u tanımayanlar..
Onlar İstanbul’un dilini anlayamayanlar.
İstanbul’da çeşitli dinlerin tapınakları var, İstanbul’un hepsine ev sahipliği yaptığı.
Alemlerimizin, ruh halimizin anlık sarhoşluklarıyla ne kadar kolayca İstanbul’u sahipleniveriyoruz.
Boğaz, Sultanahmet, rakı, şarkı, ezan az da hüzün, al sana İstanbul.
Bu ben miyim diye sormaz mı tarih boyunca gelip gidenine kapılarını açan İstanbul?
İstanbul bizim değil. Haddimizi bilebilirsek biz İstanbul’a aitiz.

Gündüz Vassaf - 2009.09.20 - Radikal Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder