15 Eylül 2009 Salı

Ankara için birkaç referandum önerisi!...

Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Bahçelievler 7. Cadde içkili bölge ilan edilsin mi, yoksa içkiden arındırılsın mı?” diye referanduma gitme kararı almış.

Konunun başlangıçta içkiyle ilgisi yokmuş aslında.

Çanka ya’nın CHP’li Belediyesi, caddenin trafiğe kapatılması için referandum yapmayı teklif etmiş.

Melih Gökçek de bu teklifi hemen kabul etmiş... Ama bir şartla:

“Orada son dönemde bol miktarda meyhane açıldı. Bölge sakinlerinden yoğun şikâyetler alıyoruz. Hazır referandum yapmışken caddedeki restoranlarda alkollü içki satışını da halka soralım...”

Konu Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gelmiş ve referandum paketine son anda içki oylaması da eklenmiş.

İşin ilginci; “laik cumhuriyetin yılmaz bekçisi” olan CHP’nin Belediye Meclisi’ndeki üyeleri de hiçbir sakınca görmemiş!

Şimdi büyük bir olasılıkla 27 Eylül’de halk oylamasıyla içki yasağı konup konmaması sorgulanacakmış!
***

Bu bir ilk...

Ama yasalarımıza göre hiçbir bağlayıcılığı yok. Sadece, “anket” niteliğinde...

Kararı yine Çankaya Belediye Meclisi verecek!

Ama sözde referandumun amacı belli:

“Anayasayla güvence altına alınmış bir yaşam tarzının ve onu güçlendiren bazı hak ve özgürlüklerin saygınlığını azaltmak!”

Bugün bunu yapanların, Can Dündar’ın dediği gibi yarın, “Bölgenize mini etekli kızların, küpeli gençlerin, eşcinsellerin girmesi yasaklansın mı, yasaklanmasın mı” diye halk oylamasına gidecekleri de açık...
***


Hazır, Melih Gökçek bu referandum işine bu kadar merak sardı; birkaç konu da biz önerelim:

“Başkent’in en değerli arazileri, Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin kurduğu kooperatife peşkeş çekilsin mi, çekilmesin mi?”

“Belediye şirketlerinin başına atanacak kişilerde uzmanlık, liyakat gibi nitelikler aransın mı, aranmasın mı?”

“Belediyenin kıt kaynakları, Başkan Bey’in oğlu oyalansın diye futbol kulüplerine aktarılsın mı, aktarılmasın mı?”

“Milyonlarca lira harcanarak Ankara’ya getirilen Kızılay suyunun hepsini Melih Gökçek içsin mi, içmesin mi?”

Ve son referandum:

“Melih Gökçek Ankara’yı yönetmeye devam etsin mi, etmesin mi?”
***


Melih Gökçek, sadece şu son öneriyi referanduma götürsün, kendisini “demokrasi kahramanı” ilan edip, Kızılay’a anıtının dikilmesini önereceğim!
*****

GÜNÜN SORUSU

Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre bütçe açığı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 780 artmış ve Ocak-Ağustos döneminde 31.3 milyar TL olmuş...

Bu durumda, kriz “teğet” mi geçmiş oluyor?
*****

Gazze için toplanan paralar ‘tomar’la gitti!

İsrail’in insanlık dışı saldırılarından sonra ülkemizde Gazze halkına yardım için kampanyalar başlatılmıştı.

Ben de bu kampanyalar kapsamında okullarda, camilerde ne kadar para toplandığını ve hangi yolla Gazze’ye ulaştırıldığını defalarca sormuştum.

Bildiğiniz gibi kimseden “Çıt” çıkmadı!

Şimdi öğreniyoruz ki; Gazze için para toplayan İsmailağa Cemaati, topladığı paraları Hamas’ın siyasi büro şefi Halid Meşal’e Şam’da elden teslim etmiş...

Liderliğini Mahmut Ustaosmanoğlu’nun yaptığı cemaatin yayın organlarından Guraba Dergisi’nin sitesinde, yapılan para yardımını gösteren fotoğraflar yayınlanmış.

Fotoğrafta cemaatin ileri gelenlerinden Abdülmetin Balkanlıoğlu ile Guraba Dergisi’nin yayın danışmanının, Halid Meşal’e Şam’daki evinde yaptığı ziyaret sırasında tomar tomar paraları teslim ettiği görülüyormuş...

Cemaat temsilcileri, teslim edilen paranın miktarı hakkında hiçbir bilgi vermiyormuş.
***


İçişleri Bakanı’na ve Emniyet Genel Müdürü’ne soruyorum:

* Gazze için para toplayan İsmailağa Cemaati, resmî bir kuruluş mudur?

* Değilse yardım parası toplamasına neden izin verildi ya da seyirci kalındı?

* Ülke dışına çıkışlarda götürülebilecek nakit para miktarı 5 bin dolarken bu insanlar onca parayı nasıl götürdü?

* Yasadışı bir şekilde yardım toplayan bu oluşumun yetkilileri hakkında işlem yapmayı düşünüyor musunuz?

* Yoksa isteyen herkes Gazze ya da herhangi bir bahaneyle halktan makbuzsuz para toplayabilir mi?

Mustafa Mutlu - 2009.09.16 - Vatan Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder