11 Ağustos 2009 Salı

Sansürsüz cehalet promosyonu

Ne antropoloji, ne evrimsel mikrobiyoloji, ne astronomi, ne paleontoloji, ne şu ne bu hakkında uzman olan Adnan Hoca adlı ne iş yaptığı bilinmez, ekranlardan hepimizin gözünün içine baka baka MESİH olduğunu ilan eden ve zamanında PARANOİD Şİ1ZOFREN tanısıyla Bakırköy’de yattığını söyleyen birisiyle, onun iki müridini 8 Ağustos akşamı Habertürk TV’de Evrim Kuramı gibi, hayatın temeli olan çok önemli bir konuda saatler boyu, uzmanı olmadığı konularda konuşturan Yiğit Bulut’u, evrim konusunda uzman bilimcileri haftaya yine aynı ekrana ekrana davet edip, tartıştırmadıkça protesto ediyorum.

Bilimsel tartışmanın böyle olmadığını bilmeyenler, nasıl gazetecilik yaparlar?

Yiğit Bulut, ’beyin cerrahisindeki son gelişmeler’diye bir tartışma olsa, oraya overlokçuları mı çağıracaktır?

Tüm bu olan biten, memleketi toptan Arabistan’a satmanın hızlandırılmış çabaları mıdır?

Ekranları doldurup, tek kale maç yapan ve yaptıran, sol gösterip sağ çakan gazetecilerden bıktık artık!

Gericilikten, toplumun ırzına geçen hurafelerden bıktık artık!

Bıktık!

B. U.”
***


“Sayın Mine Hanım,

‘Sansürsüz’isimli garip programı seyrederek delirirken siz bağlandınız ve söylemek istediğim her şeyi söylediniz. Programa gönderdiğim eleştiri dolu e-mail’lerin okunmayacağını veya okunsa bile önemsenmeyeceğini biliyorum. Programa bağlanarak sunucuya da gerekenleri söylemeniz çok çok hoştu. Sizin gibi insanların sayısının artmasını diliyorum.

Çok çok teşekkürler.

Prof. Dr. B. E.

X Ün. öğretim üyesi”
***


“Sn, Mine hanım,

Ben Rusya’da yaşayan ve kendi işini kurmuş bir girişimciyim.

Arkadaşlarım msn’de, Habertürk televizyonunda yayınlanan bir programa canlı bağlandığınızı, müthiş bir konuşma yaptığınızı haber verdiler. Sevincimden yerimde duramadım. İyi ki varsınız. Ben Kayseri İmam Hatip Lisesi mezunuyum. Çok okudum, kendimi geliştirdim. Pozitif ateistim.

Buradan yapabileceğim pek bir şey yok ama, en azından düşünsel olarak yanınızda olduğumu belirtmek için bu mail’i yazdım.

B. Ç.”
***


“Mine Hanım merhabalar,

Size dün akşamki rezilliğe müdahale ettiğiniz için teşekkür etmek üzere bu mail’i yazıyorum.

Altaylı ve Bulut gibi kafaların ne yapmaya çalıştıklarını bilmiyorum. Ancak bu zavallı ülke için taş üstüne taş koymadıkları kesin.

Değerli vaktinizi almayayım, sizi sevgiyle selamlıyorum.

A. A.”
***


“Mine Hanım;

Az önce televizyonda telefon bağlantınızı dinledim. Verdiğiniz dersten, üslubunuzdan ve yürekliliğinizden dolayı teşekkür ediyorum. Programı izlerken o kadar gerilmiştim ki... Sizin konuşmalarınızdan sonra hâlâ namussuzlar kadar yürekli namuslular var bu ülkede, dedim. Eksik olmayın. Bu günden sonra sizi daha dikkatli okuyacağım. İyi çalışmalar.

E. C. (Dershane Öğretmeni)”
***


“Geçen Habertürk’e bağlandınız. O kadar güzel konuştunuz ki hayran kaldım. Ben size bilimsel olarak evrim olmadığının kanıtını sunardım ama siz katıldığınız programda sırf hakaret ettiğiniz için ben de bir şeyler soyleyeyim. Siz bir fahişesiniz. Darwin’in torunlarına g... vermişsiniz. Sizin a...z kaşınıyor. O....nun tekisiniz. Ananizin a... koyayım. O... seni... Senin o g... s...m.

Faişe...Karşıma çıkma sen mason o....u.”

(Y. N: Onur Mert Çelik takma adıyla, dursun_fakih@hotmail.com adresinden gönderilmiştir.)
***


Sayın seyirciler, Charles Darwin, “Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur... Tavuk toplum, önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz” der.

Ben de diyorum ki bu coğrafya cehaletle muhafaza edilemeyecek kadar önemli bir kavşaktır. Türkiye’yi cehaletle yıkmak için -artık TV’lerde- promosyonu yapılan hurafeciliğe karşı, Bilim ve Gelecek Dergisi’nin yayınladığı “Harun Yahya Safsatası ve Evrim Gerçeği” kitabını okumanızı öneririm.


Mine G. KIRIKKANAT - Vatan Gazetesi - 2009.08.11

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder