22 Temmuz 2009 Çarşamba

Bir boru ki...

İmparator olsan kâr etmez, kural kesin: Katı olan her şey buharlaşıyor.

Bin yılların ardından adamın kemiklerinin tozu kaldıysa eğer, ıstırapla uçuşup duruyordur mutlaka. Yazılıp çizilenlere bakılırsa, burnundan kıl aldırmazmış hazret.

Dünyadaki ilk imparatorluğa hükmetmiş, tarihe damgasını vurmuş: Antik dünyanın yedi harikasından Babil’in Asma Bahçeleri, onun eseri. Çölün ortasında cennet yaratmış. Öte yandan ilk kutsal kitaba –Eski Ahit’e- adını yazdırmış, lanetle olsa da...

Derken bakıyorsunuz, modern çağlarla birlikte ve de piyasanın elinde girmediği boya kalmıyor. Opera kahramanı oluyor, ismi değiştiriliyor. Dahası, hafifleştiriliyor. Antik çağın Babil imparatoru II. Nabukadnezar, İtalyan müzisyen Guiseppe Verdi’nin elinde oluyor size Nabucco.

***

Ne zaman gerçekleşiyor bu değişim?

Yazının başındaki “Katı olan her şey buharlaşıyor” saptaması Karl Marx’a ait. Komünist Manifesto’da yer alan yeni zamanlara dair bu tarihsel ve evrensel gerçeklik kaleme almadan tam altı yıl önce, 1842’de Nabukadnezar, Verdi’nin elinde Nabuccolaşmış.

Abdullah’ın Apo, İbrahim’in İbo’laşması gibi Nabukadnezar da Nabucco’dur artık. Katı olan her şey buharlaşmaktadır.

Verdi’nin operası ise, doğuşundan tam 160 yıl sonra 2002’de bambaşka bir şeye; boru hattına dönüşecektir. Ama oraya gelene dek Nabukadnezar’ın göreceği, çekeceği daha çok şey var.

***

Babil kralı Nabopolassar, MÖ 630’da doğan oğluna Nabu Kudduri Usur adını verirken, bir şeyler sezinlemiş olsa gerek. Üç sözcükten oluşan bu isim aslında bir dilek, yakarış. “Tanrı, ilk doğan oğlumu koru” anlamına gelmekteymiş Akadcada.

İşte o Nabu Kudduri Usur, dönüşe dönüşe tarih kitaplarındaki Babil İmparatoru II. Nabukadnezar olur. 25 yaşındayken tahta çıkar, 30’unda şu ünlü Asma Bahçeleri’ni kurdurur.

Sebep?

Nabu Kudduri Usur, Med Kralı’nın kızı Amitis’le evlenmiştir iki ülkenin birliğini sağlamak üzere. Med diyarının prensesi Amitis, gelin gittiği Babil’de, Mezopotamya’nın çölümsü düzlüğünde memleketinin dağlarına, gürül gürül akan ırmaklarına hasrettir. Genç imparator, binlerce köleyi, işçiyi seferber eyler. Karısını kederlere gark eyleyen gurbet duygusuna son vermek üzere sılasının bir benzerini inşa ettirir.

Antik dünyanın yedi harikasından Babil’in Asma Bahçeleri böyle çıkmış ortaya, MÖ 600’de.

Aşka ve kudrete bakın!

Saddam’dan Matrix’e

İmar işleri iyi hoş da, bir imparator için asıl icraat, topraklarına toprak katmaktır.

Ana merkezi şimdiki Irak coğrafyası olan Babil imparatoru Nabu Kudduri Usur – II. Nabukadnezar da 43 yıllık saltanatında Suriye’den Mısır’a değin olan bütün bölgeyi zapt etmiştir.

Tabii burada en önemli yer, şimdi de Ortadoğu’nun odağındaki Kudüs... MÖ 597’de Kudüs’ü ele geçirip ilk İsrail devletine son veren II. Nabukadnezar, kral ve ailesini de sürgüne gönderir.

İsrailoğulları’nın kendisine karşı Mısır’la ittifak kurmaları üzerine MÖ 586’da onların kutsal mekânı Hazreti Süleyman Mabedi’ni yerle bir eder, kentteki 50 bin Yahudiyi de Babil’e nakleder, köle olarak!

Tüm bu icraatlar, Eski Ahit’in Tekvin bölümünde nakledilecektir.

***

Tarihsel kayıtlara göre 43 yıl iktidarda kalan II. Nabukadnezar, MÖ 562’de 68 yaşındayken ölür, yerine oğlu Amel Marduk geçer... Ama tarihteki rolü henüz bitmemiştir.

Ölümünden yaklaşık 2400 yıl sonra, bu kez opera kahramanı olarak, Nabucco adıyla çıkar sahneye.

Neden ve nasıl?

Pistonlarını, çarklarını buhar enerjisinin iteklediği makineler, kol-köle-insan gücünün yerini almaktadır MS 1800’lerin ortalarında. Modern dünyanın çekirdeğindeki sanayi devrimi, evet, katı olan her şeyi buharlaştırmaktadır.

Dünyanın ilk imparatorluğu Babil’in ardından İlkçağ’a damgasını vuran küresel imparatorluk Roma’nın varisi İtalyanlar, işte o buhar-makine-sanayi devriminin dışında kalmıştır. Nabukadnezar’ın köleleştirip Babil’e sürdüğü Yahudiler gibi hissetmektedir İtalyanlar kendilerini... Guiseppe Verdi’nin Nabucco’su işte o romantik, milliyetçi ve tarihselci duygularla alkışlanır 1842 ve devamında.

İtalyan birliğinin kurucu öğelerinden sayabiliriz Nabucco’yu, tabii olumsuz figür olarak.

***

20. yüzyıl sonlarındaysa Ortadoğu’nun ana figürlerinden Saddam Hüseyin onu yeniden Nabukadnezar olarak diriltecek ve kendisini onunla özdeşleştirecektir.

Verdi’nin izinden giden başka müzisyenler de var 20. yüzyılda. Opera zamanı değildir artık, rock ve metal gruplarının esin kaynağıdır bizim imparator. Black Crowes’ın 1996 tarihli albümü Tree Snake - One Charme albümündeki şarkılardan biri Nabukadnezar adını taşıyor. Amerikan Metal grubu Sleep de onun rüyasını şarkılaştırmış vaziyette.

Hollywood’un kayıtsız kalması mümkün mü; Matrix kadrosundadır adamımız.

Son durak: Nabukadnezar’ın bir zamanlar hüküm sürdüğü Hazar coğrafyasındaki doğalgazı oradan alıp Anadolu’yu boydan boya kat ederek Avrupa içlerine taşıyacak boru hattı, nedense Verdi’nin verdiği adla anılacaktır; Nabucco.

Öyle bir boru ki, bütün tarih buharlaşıp geçiyor içinden.


Zeki Coşkun - 2009.07.17 - Taraf Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder