21 Mayıs 2009 Perşembe

Şafakçılar

Günlük yaşantımda yeni bir özgürlük tanımı peşimdeyim. Arayışım, ‘Gündemimi kim belirliyor?’ sorusunun cevabında yatıyor.
Aziz Nesin’e, “Vaktimiz çöpçülük yapmakla geçiyor,” dediğimi hatırlıyorum. O yazar, ben üniversite de hocaydım. Bunu dediğim günlerde çeşitli mesleklerden arkadaşlarımızla işimiz gücümüz sanki 12 Eylül rejimine karşı durmaktı. Onlar toplumu pisletiyor, bizse çöpçülük yaparak onların pisliklerini temizliyorduk.
Başkalarının yaptıklarına karşı gelmekle geçirdiğimiz saatler, bizi onların tutsağı yapıyor. Başkalarının kötülüklerini araştırmakla, gün ışığına çıkartmakla geçirdiğimiz saatler bizi onların karanlığına gömüyor. Başkalaırnın saldırdırılarına karşı savunmaya ayırdığımız saatler bizi bekçiliğin prangasına vuruyor.
Evet, kötülüklere karşı gelmemek, kötülüklere icazet vermek demek. Evet, başkalarını savunmamak bir gün senin de savunmasız kalman demek. Evet, vicdanımın sesini susturmam kardeşimin feyadına sağır kalmam demek.Tarihimize bakıyorum. Çöpçülük vazifemizi ihmal etmemişiz. Etmemeliyiz de. Kölelik kalkmış. Çocuklarımızı tanrılara kurban etmiyoruz. Kadınlar biz de varız diyebiliyor. Sorgulanmayan saltanatları yüzlerce yıl süren ailelerin boyunduruğundan kurtulduk.
Tarihimize bakıyorum. Mirasımız çöp toplamazken yaptıklarımız. Mirasımız şarkımız, şiirimiz. Müzelerimizde sakladıklarımız. Ninnilerimizde çocuklarımız için temennimiz. Hepsi nasıl olmak istediğimizin ifadesi. Çöpçülükten öteye gitmezse günlük uğraşımız. Yazdıklarımız, konuştuklarımız başkalarıyla uğraşmaktan öteye gitmezse, tam zamanlı çöpçüler olarak çöpten başka bir şey görmezse gözümüz, gençleri yeteri kadar çöp toplamamakla suçluyorsak eğer, çöp atanlar kadar bizler de geleceğimizi koca bir çöplük olmaya mahkum ediyoruz demektir.Gün be gün bizi günümüze isyana çağırana rağmen içimizdeki cevheri unutturacak balçığa saplanmamak... İçimizdeki güzeli ifade edebilmenin de yollarını arayıp açacağımıza, fedakarlıklar silsilesinde yönümüzü kaybetmemek... Düzenin gündemiyle didişmekle yetindiğimiz sürece düzenin gündeminde kalmaya mahkumuz...

Şafakçılar*
Biz bu tepeye kılınçlarla

Bir savaş vermeye gelmedik;
Yaşamı zor bir amaç uğrunda harcayarak
Yitirmek akıllıca da değil üstelik.
Ama bazıları gibi ölebiliriz yine de
Bir yol açarken doğacak güneşe.

Çeviren: Özcan Özbilge*Arna Bontemps (1902 - ) Lousiana’da doğdu. 1923’te Pacific Union College’yi bitirdi. Kütüphanecilik üzerine çalıştı. 1926 ve 1927’de Fırsat (Opportunity) isimli zenci yazın dergisinin koyduğu Alexander Pushkin ödülünü üstüste kazandı.

Gündüz Vassaf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder