15 Mayıs 2009 Cuma

Darwin'e sordum Cleveland dedi

Darwin’e sordum Cleveland dedi... Eşi olamayacak kadar müstesna Maliye Bakanımızın "refikası" Ahsen Unakıtan, kocacığını sağlığına kavuşturup, kendisi ve "girişimci" çocukları hamisiz ve vatanı milleti de unakıtmasız koymayan hastane seçimini ulvi biçimde, “Rabbime sordum, Cleveland dedi” diye açıkladı.

Kimi köşe yazarı, Ahsen Hanım’ın Rabbı’yla kurabildiği doğrudan ilişkiyi sorguladı, kimi Rabb’ın niye GATA, Hacettepe, Cerrahpaşa ya da herhangi bir SSK hastanesini değil de Cleveland’ı buyurduğuna şaşırdılar. Ama hiçbiri, Rabb’ın neden nüfusun yüzde 99,9’u Müslüman olup zaten namazında niyazında AKP hükümetinin yönettiği ve zaten dini bütün bir Sağlık Bakanı’nın çekip çevirdiği hastaneler yerine, bir Amerikan hastanesini yeğlediğini çözemediler. Oysa cevap basitti. Başını önden değil arkadan fiyonklamak suretiyle modern bir Müslüman olduğunu kanıtlayan ve kocacığını televizyon kameraları önünde uluorta sıvazlayarak sevgisel yakınlıkta alafrangalık sergileyen Ahsen Hanım, Rabb’ından Müslüman bir hastaneyi değil, en iyi hastaneyi göstermesini istemişti. Rab da ‘yiğidi öldür, hakkını yeme’ dediğinden, dünyayı kendisinin yarattığına inanandan çok, Darwin’in teorilerini kanıtlayan biyolojik protezleri kullanan Cleveland’ı işaret etti, tabii.

Şimdi yazacaklarımın doğruluğundan kuşkulananlar, http://www.clevelandclinic.org sitesine girip ‘Aortic valve replacement’ başlığında verilen bilgileri okusunlar.

***Bütün dünyada en ileri tekniğiyle referans gösterilen Cleveland hastanesinin araştırma laboratuvarları da bir numara. Bu laboratuvarlarda kök hücre üzerine çalışılıyor. Olanaklar sınırsız: İnsanların yıpranmış hücrelerini, kök hücreden üretilen yeni hücrelerle tamir mi istersiniz, DNA’sı insana çok yakın canlı domuz vücudunu bir tarla gibi kullanıp, kök hücre ekerek, boy atınca çıkarılıp insana nakledilecek organ tarımı mı istersiniz, yakın gelecekte her türlü opsiyon açık... Zaten Cleveland hastanesinde yapılan kalp ameliyatlarında, eğer protez takılacaksa, yapay protezden çok biyoprotez kullanılıyor. Örneğin 2006 yılında Cleveland’da aort kapakçığı değiştirilen hastalardan yüzde 86’sına yapay değil, biyoprotez takılmış. Hastanenin özel sitesi, bu biyoprotezlerin domuz aort kapağı, sığır perikardı ya da çeşitli hayvan hücrelerinden elde edildiğini açıklıyor, gururla. Hiç merak buyurmayınız, Türkiye’de de başarıyla gerçekleştirilen bu ameliyatlarda aynı biyoprotezler kullanılıyor, zaten hastalar da bana ne kapağı taktılar diye merak etmediği gibi, sormamaya da özen gösteriyorlar.

Biyoprotez aort kapakçığı, özellikle şeker hastası kalp hastalarına takılıyor. Sayın Unakıtan’ın nasıl bir ‘bypass’ geçirdiğini bilmiyorum, ama aort kapakçığının değişmesinin gerekmediği kesin.

***Ben size bütün bunları, Cleveland’ın aslında ne kadar Darwin’ci olduğunu ve tıp biliminde evrim teorisine uygun işlediğini kanıtlamak için anlatıyorum. Eğer Cleveland bilimcileri evrimci olmayıp yaratılış safsatasına uygun davransalardı, insan, domuz, sığır, fare vb. gibi türlerin hücre akrabalığı üzerine çalışmaz, ondan organ alıp ötekine takıp çalıştıramazlardı. Dolayısıyla, tam Maliye Bakanımızın, sağlığına böylesi Darwin’ci bir hastane tarafından kavuşturulduğu günlerde, Darwin’in TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik dergisinin kapağından kovalanması ve Dr. Çiğdem Ataduman’ın da yayın yönetmenliğinden alınması, hiç şık olmadı. Türkiye’de güya bilimi ilerletmekle görevli TÜBİTAK’ın başına konuşlanan Prof. Ömer Cebeci, sanırım kendisini iktidarın yarattığını biliyor, dolayısıyla yaratılış teorisine göre davranıyor. Önemli değil. Prof. Ömer Cebeci’nin başkanlığında bir TÜBİTAK’la Türkiye ne büyür, ne küçülür. Hastanelerimiz de değiştirecekleri biyoprotez aort kapakçıklarını, ABD laboratuarlarından ithal eder, kaynağını sormazlar. Kullar böyle akılsız olunca, Rab da TÜBİTAK’ı yaratılışçı ulemaya emanet eden ehli Müslim zevata, Cleveland’a gidip Darwin’cilere ameliyat olmasını tavsiye eder.

Mine Gökçe KIRIKKANAT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder